01 Ocak 2013

Özdemir Erdoğan ile tek başına..

 
  
Tüm sanatlar müziğin konumuna ulaşmaya çalışır, derler..
Somuttan soyuta ulaşma çizgisi,  tarihte sanatların  sınıflandırılmasında kullanılan temel başarı ölçütü olarak kabul edilmiş.
Zamanla da dış dünyanın birebir taklidi olan somutla sınırlı çalışmalar (misal mobilyacılık) ve  doğada olan biteni keşfetme  arzusunda olan bilimsel çalışmalar ( misal geometri)  sanatsal katagorilerden yavaş yavaş çıkarılmış.
 
Sanat evreninde ise, bir taraftan hala sanatı  gerçeğin birebir taklidi sanan ve  verili olanı sürdürerek yavan dünyalar kuranların zenaatçiliği..
 
Diğer taraftan  dış dünyayı referans alanı olarak ele alıp, gerçekliği sorgulayarak yepyeni  bir dünya yaratan ve  isimlerini kültürel dünya mirasına yazdıranların  sanatçılığı..
 
Ve müzik..
Sanatsal soyutluğun ve soyluluğun  son noktası.
Kullanılan malzeme ( enstrüman-ses) sanatçının dünyasından çıktığı anda, eserin  gözle görülenin dünyasına uğramadan, tini ele geçirmesi.
Notaların ve sesin  anlamını kişinin kendi yaşamında bulması..
 
Ve bunu başarabilenlerin hızla azaldığı bir dünya...
 
Dış dünyadan gelenin alıp, tekrar dışarıya sunanların "konuşmalar"ı karşısında, dış dünyadan gelenin alınıp içeride sorgulanıp kavramsallaştırılıp dışarıya sunulduğu "söyleme"ler..
Sanat bir söyleme biçimdir.
 
"Eski aşklar yok!" diye başlayan benzeri yüzeysel ve anlamsız  konuşmalarda kalmamak için, hiç bir zaman ortadan kalkmayan ve eskimeyecek değerlerin, yeniden değerlendirilmesi için, konuşmaktan söylemeye geçmek gerekir. Bu eşik sıçraması için de konuşmaktan söylemeye geçen  sanatçıları dinlemek..
 
O sanatçılardan birisi:Özdemir Erdoğan..

Şarkılarının armonik yapısındaki çok sesli  güzellikle, sözlerindeki karşıya duyulan sevgi ve daha da önemlisi önce saygıyla, hala eski ve yeni kuşaklar tarafından dinlenmeyi bekleyen..
 
 " Kim bilir belki bir akşam üstü çıkarsın karşıma." "Gözlerim bir yerden aşina size." "Pervanelere döndüm seni görünce." Yapayalnızız kumsalda sen ve ben" "Bazen bir an için ömür bile verilir" "Bir gün gelirsem aklına,sor rüzgarlara." " Lütfedip yüzüme baktığın zaman,dolunay mehtabı görmüş gibiyim."
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

O sanatçılarla karşılaşma anları sonrasında, soyutlama evresi geçirerek sanatı hissetmek..
Değerleri hissetmek..



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder