17 Kasım 2016

DÜN DOĞMAK / BUGÜN ÖLMEK


07.09

Bir gününü yıllar önce kaybettiğin anneni-babanı hatırlamadan tamamlayamıyorsan, yaşlandın demektir.
Bir günün çoğu anını, geçmişi düşünerek yaşıyorsan...ölüyorsun, demektir!



11.09

Dün doğmuşum..Dün! Sanki..Peki ya ölüm? O da bugün! Yaşanan zaman bilinçte  tam 1 gün!


12.09

Gençlik yıllarında tüm duygu ve düşünceler kesin ve abartılıdır.Yanıldığını anlayacaksın, zamanın geçmesini bekle.

Sarhoş olmanın ve aşık olmanın en güzel yanı, hayata hakkettiği değeri vermektir: koskoca bir siktir!

Eski şarkılar, eski aşklar,  gibi; hatırlamaya çalışırsın, bir kaç söz dökülür dudaklarından. Hepsi hepsi bu!



28.09

"Herkes hikayesi ile yargılamaya katılmalıdır.."
"Ceza bir intikam aracı değildir.."
"Karar doğru ise, intikam alınmış demektir."

"Adalet Oyunu" filmimde kullandığım bu sözler, bir düşünürün "geçmiş, hakkında karar verilmesi gereken bir şeydir"sözünün yansımaları olsa gerek. Metinler arasılık!

Sinema en asil duyguların görüntülü /sözlü imgelerle sunumu.



05.10

Dil içindeki eylemlerin bütünü "dil oyunu" ise  ve bu oyunlar uzlaşıma bağlı olarak birileri tarafından kuruluyorsa (V. Wittgenstein) neden insanoğlu oyunda/yaşamda  kurucu olmak yerine figüran olmayı seçer ?

Elinde bayrak, ağzında marş, kalabalıklar içinde olmak! Başkalarının yazdığı oyunda olduğunu bile fark etmemek! Ne garip!



07.10

Orta yaşı geçmiş çiftlerin dakikalarca konuşmadan, birbirlerine bakmadan yan yana durmalarını izliyorum. Sebep artık kopan iletişim mi,yoksa sözsüz ve bakışsız da sağlanan derin iletişim mi?Yanıtını yüzlerinden anlıyorum; o da bana kalsın!

Martin Heidegger'in  "Varlık Ve Zaman" isimli eserini okumanın güçlüğü, sanırım ismine aldığı iki kavramın tarifinin kişide başlayıp kişide bitmeyen o  sonsuzluğu.

Bir kavramın bilinçten ayrı gerçekliği, ancak ve ancak bilinçte anlam kazanıyorsa, onunla nasıl başedilir: Zaman?



16.10

Yaşadığın her anı duyumsamak mı istiyorsun, çocukluğunun geçtiği mekanlara dön! ... Hayatının kalan kısmını orada tamamla! Geçmiş zamanın yoğun izleri ile dolu  atmosferi her saniye  iliklerine kadar hissedeceksin..Ve sorduklarında "koşturuyoruz" demeyeceksin.




28.10

İlk derste 3 temel soruya eksik-hatalı yanıt veren odtü'lü akademisyen öğrencim, ara molada  gitmiş.
Yıllardır sinema üzerine eğitim alıp,"sinema nedir" sorusunda afallamak tarzında bir şeydi ortada yaşanan..Yine de bir mahsur yok gidişinde .Her şey " ben gidiyorum" bile demeden ayrılmasının alt metninde gizli.

Yaşlı balık, genç balıklara: "su nasıl çocuklar" demiş . Genç balıklar birbirlerine şaşkın bakmışlar: "Su mu? Su da ne ya ?



30.10

Boşandıktan sonra çocukları ile daha sık görüşen baba! Vicdan ne garip bir şey!



3.11

Hissettiklerini yazmak için bildiğin tüm sözcüklere başvuruyorsun; ama yetmiyor..Dil,düşüncenin ardında kalır mı? Düşünce, dilden bağımsız olur mu?

Bu hayatta başka bir şey var; görüntüler yasaların çok üstünde!



8.11

Gün boyu en ciddi faaliyetlerinden en sıcak sohbetlerine, eğer yaptıkların ya da konuşmaların karşıdakinde en azından bir gülümseme doğurmuyorsa, odun geldin dünyaya odun gideceksin,demektir.
Mizah, zarafetin, inceliğin ve tabi zekanın dışa vurumu!



 .

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder