05 Ocak 2017

KURGULANMIŞ SAATLER




23.11

Suyun akışı zamanı verir; suya atlayarak intihar eylemi bu açıdan da anlam taşır.Kişisel ve kurgusal zamanın durduğu o an.

Çatışma içinde olduğun güç, eyleminin şekli ve içeriğini  de belirler; peki ya karşıt güç gelecek olan saatler ise? Fiziksel gerçekliği olan  zamanla, zihinde kurulan  zaman algısı baş edemiyorsa? O takdirde kazandıran  eylem ne olacaktır?

Din mi? O umutsuzluğun teslimiyeti.



24.11

Sigara kesinlikle yasaksa ve içiyorsam hala, demek ki şu yaşamda ölümümden daha kötü şeyler olmalı; misal tarifi zor içsel sıkıntılar gibi..



30.11

Seni sevmeyeni sevmemekle neler kaçırdığını hiçbir zaman bilemeyeceksin..Her zaman sevenlerle birlikte  olmakla  pek de bir şey kazanamadığını bilmediğin gibi.



03.12

Neden herkes çocuğuna aynı isimleri koyar; herkes gibi olsun, diye mi? Bilinçaltı işte!

Yaşamak hiçbir şey eni sonu; nefes alıp veriyorsun, fazla  abartma!



07.12

Çocukluğumun yaz günlerinde göçtüğümüz İncir bahçesinin son sınırındaki  kara ağacın ardındaki tepeden uzak bir köy görünürdü; hiç gitmediğim, içinde oturanları hiç tanımadığım evler. Akşam üstü sessizliğinde o tepeye oturur, rüzgarın uğultusunu dinler, o köyde yaşayanları düşünürdüm..Ve o anlarda neden ağladığımı hiç bilemezdim.

Mezarın başına toplananların hareketleri bana sessiz sinema yıllarının  16 kare ile çekilen filmlerini hatırlatır; biraz daha hızlı,  sessiz ve absürt. Giden için değil tabi bu telaş, geride kalanların acelesi var; hayata geç kalmamak için, sanırım.

Çocukluğumda “Söz Savunmanın” dizisini izleyip avukat Petroçelli gibi olmak istemiştim;oysa nereden bilebilirdim ben o mesleği değil, asıl o filmi sevmişim.

Sinema, perdedeki rüyamız..



13.12

Pişmanlık, yaşanan şimdiki zamanlarda geçmişin değerlendirilmesidir ve bilmez kişi,  o zamanlar  yaşarken sahip olduğu duygu ve düşüncelerden şu an çok uzakta olduğunu.Üzülme, pişmanlık metafizik bir sığlıktır; durumların yaşarken ki doğasını düşün, kurtulursun!
Kurtulamıyor musun ve hala çok mu pişmansın;o halde kendinden kurtul!



18.12

Yaşarken önceden aldığımız bazı önemli seçimleri siler ve  yeniden kurarız; başka bir iş, başka bir ortak, yeni arkadaşlar, yeni bir evlilik, bir çocuk daha veya başka bir şehir..O yüzden hayat Shakespeare’ in söylediği gibi “prova edilmeden çıktığımız bir sahne” değildir. Sık sık mizansen, yan karakterler değişse de   ana karakter her sahnede  aynı.. İşte gelecek zamanlarda  trajik olan sorun da tam bu! Tekst bir parça değişse de tema hep aynı..



01.01.2017

“Adalet Oyunu” Ve “Beni Sen Anlat” filmleri yerine herkesin izleyebileceği uyduruk filmler çekip çok paralar kazansaydım,ünlü olsaydım..Şimdi bu yeni yıl akşamında kim bilir ne kadar çok arayanım, gelenim olurdu. Benimle gurur duyacak, benimle olacak  yakınlarımı hayal kırıklığına uğrattım…Ne güzel.

Katliam haberleri..Tanımadığı birini öldürmesi için bir insanın yaşamının ne kadar değersiz olması lazımdır.? Yaşamın anlamını kuramayan ideolojiler.



02.01

Rüyada olta ile çıkardığımız kola kutusunu oraya biz koyduk,der psikanalistler..Peki ya gerçek hayatta. durum farklı mı? Başımıza gelen bunca şeyden sonra...Bilinçaltı sadece rüyada değil; asıl istekte;aradığımızı bulmamızda.

Başkasında bulduğun hataları ömür boyu taşırsın. Oysa şikayetin daima kendine olsun; o takdirde sorunun yarınlara kalmaz. Aldatanda da, terk edende de aynı şeyi yap.



04.01

Arkasını döndüğü anda unutan kediler gibi hayatlarımız.

 Chaplin’i özlüyorum..





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder